

Değerli okuyucular! 2009 yılını geride bıraktık. Yeni bir yıla da başlangıç yapmış bulunuyoruz. Hepimiz için ve bütün insanlık için hayırlara vesile olsun. Muhterem kardeşlerim! Günler, haftalar, aylar ve yıllar geçiyor. Her geçen gün; ömrümüzden birer yaprak gibi kayip gitmektedir. Yüce Rabbimiz, ömür verdiği ölçüde yaşar ve neticede hepimiz ölürüz. Her anımız değerlidir. Ve her anımız Yaratıcı tarafından gözetilmektedir. Yıl devrederken, geçmiş zamanın muhasebesini yapmak, yapılan hataların tekrar edilmemesi için önemlidir. Bir Hadis-i Şerifte buyruluyor ki: „İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunların kıymetini bilmezler. Bunlardan birisi sağlık, diğeri de boş vakittir.“ İnsanlar hastalandıkları zaman sağlığın değerini daha iyi anlarlar. Tıpkı bunun gibi dünyadaki zamanını iyi değerlendirememiş olanlar, ayetin haber verdiğine göre; pişman olacak ve Allah´tan, bu dünyaya gönderilmek isteyecekler, ancak son pişmanlık fayda vermeyecektir. Ölümlü ve imtihanlı bir dünyada yaşıyoruz. Ayeti Kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: „O Allah ki, hanginizin iyi amel işleyecegini sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibi ve çokça bağışlayandır.“(Mülk;2) Demek ki, Yaratan, bizi imtihan ediyor. Başka bir ayette de: „Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir,“ (Muhammed;36) buyrulur. Her oyunun ve her eğlencenin bir sonu vardır. Tıpkı bunun gibi bu dünyanın da bir sonu vardır. Akıllı insan odur ki, Aldatıcı Dünya uğruna Ahiretini heder etmez. Ayetin anlaşılması için herkesin anladığı bir oyunla örneklendirelim. Bir Futbol Maçını düşünün. Bu macta büyük bir takım ile sıradan bir takım karşılaşıyor. Büyük takım oyuncuları fazla önemsemiyor ve atakları değerlendiremiyor, neticede 90. Dakiaya yenik olarak girmek zorunda kalıyor. Hakem 5 dakika daha uzatıyor yine olmuyor ve son düdük çaldığında, oyuncular hakeme itiraz etmeye başlıyor. Onlara göre; Hakem düdüğü iki veya üç dakika erken çalmıştır. Bir kaç dakika daha oynatılmasını isterler. 95 Dakika boyunca yapamadıklarını iki dakikada yapmak isterler. Ancak itirazlar boşunadır. Maç bitmiştir. Aynen bunun gibi, Ahireti için gerekli hazırlığı yapmayan insanlar, ölüm kendilerini yakaladığı zaman, Ahiretteki yerini de gördükleri zaman, Allaha yalvarmaya başlarlar; “Ne olur bizi bir daha dünyaya göder ki, hayırlı ameller işleyelim“. Ancak hayat bitmiştir ve son pişmanlık fayda vermemiştir. Haşr Suresinin 18. Ayeti Kerimesinde Allah şöyle buyurur: „Ey iman edenler Allahtan sakının (emirlerini yerine getirin yasaklarını terkedin), herkes „Yarın“ için ne hazırladığına baksın.“ Ayet, ahiretten bahsederken „Yarın“ kelimesini kullanmaktadır. Bu gün için, yarın ne kadar yakınsa, Dünyamız için de ahiret bu kadar yakındır. Başlık olarak seçtiğim hadiste de Allah Resulü : „Allah tarafından hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz,“ buyuruyor. Öyleyse 2009, sonsuz hayatımız için nasıl bir yıl oldu? Allaha karşı kulluk görevimizin ne kadarını yerine getirdik? Kendimize karşı, ailemize karşı ve içinde yaşadığımız topluma karşı ne tür hatalar yaptık? Bütün bu ve benzeri soruların cevapları üzerinde düşünelim ki, aynı yanlışları bir daha işlemeyelim. Bir Hadiste: „ Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz“ buyrulur. 2010 yılı barış, huzur ve mutluluk yılı olsun inşallah. AMiN!!!
HATIRLATMA: Gazetemizin Aralık ayı sayısında, camilerin minareleri konusunda yüzeysel bir yorum yapılmış ve bu yorum, vatandaşlarımızı üzmüştür. Yılın devredilmesi neticesinden dolayı, bu ayki sayımızda, geçmiş yılın bir değerlendirmesini yapmak zorunda kaldık. Allah izin verirse Şubat Sayısında, konunun daha iyi anlaşılması için, “Minareler“ konusunu işleyeceğiz. Kalın sağlıcakla!!!